11 Ocak 2019 Cuma

Nereden, Nerede ve Nereye 


Ömrümüzü ne uğruna feda etsek, yıllarımız heba olmuş sayılmaz dediğimizde, benim aklıma gelen yegane şey "gerçek"tir. İnsan diğer her şey gibi ölümlüdür. Bu elinde olan bir şey değildir. Felsefeye göre başlangıcı olan her şeyin bir de sonu olmalıdır. Mantıklı olan budur çünkü. Başlangıcın amacı, başladığı andan itibaren; sona ulaşmaktır. Bu yüzdendir ki çevremizde gördüğümüz her şey zamanla yaşlanır ve sonunda hiç olmamıştan farksıza döner. İnsan bu çetrefilli durumun farkında olan tek canlıdır. Çünkü diğer canlılardan ayrı olarak kendisine refleksif bilinç verilmiştir. İnsan öleceğinin farkında olan ve bu durum üzerine düşünebilecek zekaya sahip bir canlıdır. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu şu demek; insansın ve gezegendeki en zeki canlısın. Sana en yakın canlı kıçını taşla silemez iken sen iklimleri değiştirecek teknolojiye oynuyorsun. İyi ama niye? Şimdi burada duralım. Bu sorudan önce sormamız gereken varlığın neden var olduğudur. Neden hiçbir şey yerine bir şeyler var? Neden ben varım, ağaç var, Dünya var, galaksiler ve evren var? Neden hiçlik hiç olarak kalmadı da bunca karmaşık oluşum meydana çıktı. Bu arada şunu da söylemem lazım ki "Hiç" dediğimiz şeyi insanın tahayyül edebilmesi imkansızdır. Hiç demek bomboş bir alan demek değildir. Hiç dediğinde ne zaman vardır, ne mekan ne de boşluk. Çünkü boşluğun boşluk olabilmesi için mekana ihtiyacı vardır. Mekan yok, boşluk yok, zaman yok, madde ve enerji zaten yok. İşte sevgili leydiler ve centilmenler burada bizi sıkıntıdan kurtaran şey şudur ki kendisi zamanı ve mekanı yaratmış,  madde ve enerji ile de ilahi bir senaryo kurgulamış olan Allah'tır,Cenab-ı Hakk'tır, Rab'dir, Tanrı'dır. Yazının girişinde değindiğim "Gerçek" zaten yaratıcının da bir sıfatı olan "Hakk"dır. İnsan olduğu iddiasında olan her organizma şunu bilmelidir ki; Ancak ve ancak Allah'ın varlığı ve kendisinin vadettiği sonsuz yaşam ile şu hayat anlamlanır. "Hiçlikten geldik ve hiçliğe gidiyoruz" sözü her şeyi anlamsızlaştırır. Yarın ölebilirim, ve ölünce benim adıma her şey biter. Bu kadar kesindir. Ve bittabi burada "Ölüm korkusu ve sığınma arzusu yüzünden bik bik bik..." diyen ve kendisini ateist,deist,agnostik,varoluşçu vesaire ilan eden arkadaşlar olacaktır. Popüler kültüre kapılmış, okuduğu 3-5 kitap ile Sokrateslik yapan bu kimselere sözüm yok. Zira şu yadsınamaz ki Allah'ın varlığına ve gönderdiği dine atıf yapılmadan ahlak temele oturmaz, hayat anlam kazanmaz, iyi ya da kötü olmak sadece bir seçimdir ve manasızdır. Hatta ateist ahlaka göre kendi çıkarın için hak yemende, hile yapmanda bir sakınca yoktur. Çünkü sen gelişigüzel bir canlısın, bütün ataların gibi tesadüfün çocuğusun ve kendi çıkarını maksimize etmen mantıklıdır ve dolayısıyla da doğrudur. Bu cümlemde ateistler ahlaksızdır demiyorum, gözünüzle okuyun lütfen. Bir ateist ahlaklı olabilir ama herkes için bu ahlaki kaidelerin geçerli olduğunu savunamaz çünkü kendisi bireydir ve diğer bireylerle eşittir. Otomatik olarak düşünceleri sadece ve yalnız kendisini bağlar. Bu arada şunu da söyleyeyim ki ben burada ihtiyacımız olduğu için bir yaratıcı kavramı  oluşturmuyorum. Orta seviyede; popüler kültür, medya, ve kibir ile ambale olmamış bir beyin özgün felsefe ile bu sonuca gayet de ulaşabilir. Felsefi açıdan bakınca şu anki varlığım dahi her akıllıca dizayn ve varoluş bizzat benim adıma Allah'ın varlığına delildir. Selin ve Meriç kardeşlerim sizde bir düşünün bakalım "Hiç" neden bunca varlığa dönüşebilmiş... Biliyorum her şeyi karman çorman anlattım. Biraz ondan biraz bundan oldu. Kusuruma bakmayın. Ama biliyorsunuz ki çok çetin bir dönemden geçiyoruz. Toplum hızla değiştiriliyor. Değerlerimiz son sürat yok oluyor. Ahlak anlayışı olmayan, sadece tüketen, beyni vestiyere asmış dejenere bir toplum yaratılıyor. Dine ve Allah'a olan inanç insanı bu art niyetli grubun pençesinden alıkoyduğu için Tanrı insanlar yaratmak istiyorlar. "İstediğini yap" , "Sen Tanrı'sın" , "Carpe Diem" ve benzeri saçmalıklarla insanlar hayvanlaştırılıyor, canavarlaştırılıyor. Bu sadece ufak bir muhabbet yazısıydı. Dahasını yazacağım çünkü içinde bulunmak zorunda kaldığım şu güruhtan midem bulanıyor. Bu kadar yoz, böylesine saçma bir döneme denk gelmem de benim için sınav olsa gerek. İnsanlar değişiyor, toplum değişiyor; burada sıkıntı yok, hep değiştiler. 
Asıl sıkıntı bombok bir yönde değişmeleri. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder