KÜRESEL ELİTİN AYAK İZLERİ - IV
Toplanın, mevzu derin.
Ülkemizde ve Dünya'da bir kuraklıktır almış başını gidiyor. Yağışlar özellikle Türkiye'de son 5 yılda %80 oranında azaldı. Eskiden metrelerce kar yağan yaylalarımıza artık doğru düzgün yağmur bile yağmıyor. Yağmurun sesine, toprağın kokusuna, karın beyazlığına hasret kaldık. Barajlarımız bomboş, su kesintileri yaşamaya başladık. Düşünün ki şu an kış mevsimindeyiz. Yazın ne olacak sizce? Günlerce, belki de haftalarca su kesintileri yaşayacağız. Peki koskoca Dünya gezegeni binlerce yıldır iyiydi hoştu da, şimdi ne oldu ki bize düşman kesildi? Dünya genelinde yağışlar %41 oranında azalmış. Ülkemizde iki katı kuraklık var. Bu çölleşmenin nedeni doğal değil arkadaşlar. Doğal olaylar uzun zaman süreçlerine yayılır. Aniden olmaz.
Evet, belki çevresel kirlilik yaşıyoruz. Doğru, ama bu iklimin bir anda değişmesini açıklamaz. Dünya o kadar büyük bir gezegen ki; iklimin git gide kuraklaşması bile yüzyıllar sürecektir. Ama dünyanın son 25 yılına bakarsanız eğer, hızla yağışların azaldığını ve de özellikle son 7-8 yıldır bu kuraklığın çölleşmeye vardığını görürsünüz. Son 7 yılda belki 100 senelik kötüye gitti her şey. Bu kadar hızlı olması çok acayip...
Ben çok net hatırlıyorum, 10 yıl önce İzmir'in merkezine bile kar yağmıştı. Çok değildi, 10 santimetre civarında kar vardı ama yağmıştı. Tire ilçesinin dağ köyünde yaşayan bir arkadaşım 1 metre kar yağdığını söylemişti. Ankara'da Elmadağ civarına aralıklarla metrelerce kar yağardı. Bazen şehir merkezinde trafik felç olurdu. Yağmuru saymıyorum zaten. Bütün sonbahar boyunca 8-10 güne bir yağmur geçişleri yaşardık. Peki ne oldu da bir anda yağışlarımız kayboldu? Ulan Bolu dağı tünelinin kapanması haberlerini unutmadınız herhalde? Nereye gitti o rahmet o bereket?
Bu yazı tam anlamıyla "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana sazı soksan az" atasözünü içinde barındıracaktır. Şimdiden uyarıyorum. Anlayışı kıt arkadaşlar uzasınlar.
Sabah uyanıp işe ya da okula giderken, öğle yemeği için çıktığınızda ya da akşam eve dönerken şu manzarayla hemen her gün karşılaşıyorsunuzdur. Değil mi?
Sizce de bunda bir tuhaflık yok mu? Bunlar için uçakların egzoz gazları diyorlar.
Peki neden aynı irtifada uçan bu yolcu uçağı gerisinde egzoz gazı bırakmadan ilerliyor. Yoksa pilot kontak kapatıp rüzgar gücüyle mi götürüyor uçağı? Yani diğer uçakların egzozundan duman çıkıyor da neden bu uçak duman atmadan geçmiş? Burada bir şey var. Bakan kör değilsen görürsün. Bekle.
Şimdi size ülkemizin farklı illerinden bana gönderilen fotoğrafları göstereceğim. Tüm fotoğraflar son 10 gün içerisinde çekilmiş. Hepsinin adını tek tek yazamıyorum ama fotoğrafları bana ulaştıran kişilere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Akıllı insanlar var olsunlar, sağ olsunlar. Bir çare bulunacaksa onların çabalarıyla olacak.
ANKARA
ANTALYA
AFYONKARAHİSAR
BALIKESİR
BİTLİS
ZONGULDAK
ÇORUM
ESKİŞEHİR
ISPARTA
İZMİR
İSTANBUL
KOCAELİ
KONYA
MANİSA
SİNOP
SAMSUN
MUĞLA
TRABZON
YOZGAT
KIRŞEHİR
Evet, sanırım bu işte bir terslik olduğunu anlamışsınızdır. Bu uçaklar sabahtan akşama kadar tepemizde dolaşıp; gökyüzüne bir şeyler püskürtüyorlar. Chemtrails uçakları yurtdışında da kullanılıyor. Ama Türkiye'de 10 misli çalışıyorlar. Nedense bizimle ayrı bir dertleri var bu elitlerin.
Aşağıdaki videolarda kimyasal zehir püskürten uçaklara dair kanıtları izleyeceksiniz. Bilgisayardan girerseniz videolar daha kolay yüklenir sorunsuz izlersiniz. Telefondan bakıyorsanız yüklenmeleri zaman alacaktır. Sabırla bekleyip izleyin.
Korku filmi gibi.
Burada dikkat ederseniz, püskürtmede aç-kapa yapılıyor. Ya da sistemsel bir hata olabilir. Bir an için püskürtme kesiliyor.
Yine bir uçak, püskürtme duruyor. Belki de depoyu tamamen boşalttı.
Bu uçak kanattan değil de alttan püskürtme sistemine sahip. Sakın yangın söndürme uçağı filan demeyin, yolcu uçağı görünümü verilmiş CHEMTRAILS uçağı. Depoda kalan son kimyasalı da bırakıyor.
Burada da çok net şekilde püskürtme sistemini açıp kapatıyor.
Bakın bu video çok önemli. Bir yolcu uçağı efendi efendi yol alırken aynı anda bir CHEMTRAILS uçağı Gardırop Fuat gibi tüterek gidiyor.
Bu video bir pilotun çektiği tarifeli yolcu uçağına ait. Arkasındaki egzoz dumanı hemen atmosfere karışıp dağılıyor. 10 saniye bile sürmeden gözden kayboluyor. Duman ayrı kimyasal ayrı.
Ayrıca Zonguldak'ta yaşayan bir arkadaşın gönderdiği ve spreyin bulutu nasıl dağıttığını gösteren videoları da izlemenizi istiyorum, işte geliyor;
1
2
Veee Puff! bulut dağıldı. Nemi yok eden ve anında havayı ısıtan bir sistem.
Uçakların içinden çekilmiş fotoğrafları da gösterelim ki şüpheye yer kalmasın.
Bu uçakların hemen hepsi yolcu uçağı süsü verilmiş şekilde dizayn ediliyorlar.
Eğer minareyi çalacaksan, kılıfını da hazırlayacaksın.
Kimi uçakta kanattan, kimi uçakta da arka kısımdan püskürtme yapılıyor.
Bu da uçaklardan birinin iç kısmı.
BONUS olarak size iki belge daha göstereceğim. Çünkü ben adamı belgelerle s.s.ss severim. Aşağıdaki belgeleri de gördükten sonra artık bu işe ben hala inanmıyorum diyecek adamın da aklından şüphe ederim. Siktir olup gitsin tımarhaneye yatsın awk. Ben toplum içinde mal oğlu malın oğlu mal oğlu mal istemiyorum. Yeterince derdimiz var. Bir de bu sick kafalılarla uğraşmayalım.
>> Belgelerden ilki Celal Bayar Üniversitesi'nde yazılmış olan ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Vietnam Savaşı'nda kullandığı hava manipülasyonunu anlatan makaledir. Hem İngilizce hem Türkçe yazılmış ve yayınlanmış. Uluslararası alanda beğeni toplamış bir çalışmadır. Yazarların ve emeği geçenlerin ellerine sağlık, sağ olsunlar. Makalenin tamamını okumaya üşenebilirsiniz o yüzden ben kısaca anlatacağım. Bu araştırmaya göre ABD ; Vietnam Savaşı sırasında hem yağmura yön veriyor, hem yağmuru artırıp yol ve geçitleri yerle bir ediyor hem de kuraklık yaratıp karşı tarafı zor durumda bırakıyor. Savaş bitince çok tepki toplayan bu teknolojiyi artık kullanmayacağını söylüyor. Yersen tabi. Düşün ki Vietnam Savaşı 1975'te bitti. Kim bilir bu teknolojiyi geçen 50 yılda daha ne kadar geliştirdi şerefsizler. O dönem için yağmuru durdurmaya ya da yönlendirmeye gücü yeten ABD, şimdi neler yapar sen düşün.
>> Birinci belgemizden sonra sıra ikincisinde. Bu belge ise yıllar önce Alman gazeteci bir arkadaşın CHEMTRAILS uçakları geçtikten sonra havadan aldığı numuneyi laboratuvarda test ettirmesi ile literatüre geçmiş. 2009 yılında yapılan bu laboratuvar analizinde CHEMTRAILS uçağı geçtikten sonra havada olması gereken miktarın misliyle Sülfat, Baryum ve Alüminyum tespit edildi. Yani hayırlı olsun arkadaşlar; zehirleniyorsunuz. Yukarıdan Alüminyum, Sülfat ve Baryum sıkıyorlar. Hem hava ısınıyor ve bulutlar dağılıyor; hem de sağlığınız ile oynanıyor. Bir taşla iki kuş... Burada kuş biz oluyoruz tabi... Belgeyi aşağıda veriyorum;
- Almanca olan orijinal kopya -
- Türkçeye çevrilmiş kopyası -
Yağışlarımız bu kimyasallar yüzünden dağılıyor. Hava ısınıyor. Daha önce yaşamadığımız bir kuraklığa doğru gidiyoruz. Küresel elitin tek dünya devleti kurma projesinde insanları "açlık ve susuzluk" ile yola getirme planı var. Düşünsenize; su bulmakla, karın doyurmakla, geçinmeye çalışmakla uğraşırsanız bu şeytani planı göremezsiniz. Ben Türk'üm ve Türkiye'de yaşıyorum. Refahımı ve doğal kaynaklarımın geleceğini düşünmek benim görevim. Elimden geleni yapmalıyım. Su olmadan kaç gün dayanabilirsin ki?
Emin olun bunu yapan adamlar sosyal medyanın da sahibi oldukları için, sesimiz gür çıkmaya başlarsa bu kadar açık seçik zehirleyemezler bizi. Kamuoyu oluşursa, insanlar birlik olursa kimse bize zarar veremez. Chemtrails bölgesel bir olay değil, tüm dünyayı kuraklığa götürmek istiyorlar. Ama antlaşmaları gereği bazı ülkeleri bu konunun dışında tutuyorlar. Şimdilik. Türkiye'de son 2-3 yıldır iyice abarttılar ve hemen her gün bu püskürtmelere maruz kalıyoruz.
Ayrıca şuna da eminim ki; insanlar bu uçak izlerini araştırıp yavaş yavaş konuya uyanmaya başladıkları için bir miktar kar yağışı illa ki olacaktır. Yani kesinlikle durakladıkları zamanlar olacak. Göreceksiniz. Kör göze parmak sokar gibi zehirlemeye devam etmeyecekler. Gazımızı alacaklardır. İklim değişikliği bahanesi ile tüm Dünya'yı nakitsiz yaşama ve vatandaşlık puanına muhtaç hale getirmek istiyorlar. Et yemeyi yasaklamaya çalışıyorlar. Bütün çabaları bunun için. Bütün insanlığı avuçlarına almak için. İklimi de kendileri değiştiriyorlar. Biz de kasaplık koyun gibi bakıyoruz...
Yakında Youtube kanalımda yayınlar yapacağım. Katılmak isterseniz ; YOUTUBE - BlackSmith
Bu işlere bir çare bulamazsak 3-4 yıl içinde susuzluktan kırılacağız. Kesin.
Uyanın ve çevrenizdeki insanları da uyandırın!
Durum vahim...






































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder