8 Eylül 2025 Pazartesi

ÇOK GEÇ OLMADAN ! 


 Uzun zamandır beklenen yağmurlu bir  günde, "küresel ısınma" ve "kuraklık" hakkında iki lafın belini kırmak istiyorum. Şimdi yağmurun yağma mekanizmasını öncelikle bir inceleyelim. Güneşimiz sağ olsun Dünya'yı ısıtıyor. Göller, denizler ve özellikle de okyanuslardan ısınma ile buharlaşan su irtifa kazanıp yükseliyor. Su buharı rüzgarın etkisiyle Dünya'nın üzerinde dolaşıyor ve soğuma yaşadığı yerlerde tekrardan su haline gelip yeryüzüne iniyor. Eğer bu soğuma sıfır santigrat derecenin altına kadar inerse de kar yağıyor. Benim bildiğim kadarıyla yağış sistemi kabataslak bu şekilde çalışıyor. Yanlışım ya da eksiğim olabilir. Söylenirse öğrenirim.

Yüzbinlerce yıldır sistem gayet düzgün çalışırken ne oldu da son 10 senede Türkiye hızla kuraklaşmaya ve hatta çölleşmeye başladı? Ben 2000'li yılların başlarını çok net hatırlıyorum. O zamanlar çocuktum. Ankara'da acayip kışlar olurdu. Özellikle Dikmen gibi yüksek  taraflara 1 metreden fazla kar yağardı. Trafik kilitlenirdi, arabalar zincirsiz yola çıkamazdı. Hatta 2004 yılındaki kışta kendime kürekle İglo yaptığımı hatırlıyorum. Bak İglo yaptım diyorum yani eskimolara yetecek kadar olmasa da kendi çapımda müteahhitlik yapıp ev yaptım lan. Tarifini veriyim de anla o zamanki yağışları. Yerde 50-60 santim kar var, kürekle sıkılaştırarak 1 metre kar kütlesi yaptım tepe şeklinde. Kar tutsun diye bir gün bekledim ertesi gün de kürekle içini oydum. Tek kişilik bir kardan ev çıktı ortaya. Öyle güzel yağış var yani kış zamanlarında. Kardan adam yapmak, kar topu savaşı yapmak filan zaten her kış onlarca defa yaptığımız şeylerdi. Ankara'ya şimdi bir kere ya da iki kere kar yağıyor o da bi karışı geçmiyor. Neden böyle oldu sizce? "Ya abi sığırlar çok osurmuşlar da osuruk yüzünden olmuş yeaa" diyen sığırlar osurmayı kessinler lütfen. Ayıp oluyor. Ulan akıl var mantık var; kar yağışlarının çoook olduğu dönemde köylerde çok daha fazla insan yaşıyor ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Şimdi köylerde adam yok awk mal mısınız.. Hayvan osurmasıyla insan hapşırmasıyla olacak iş mi bu? Ben 10-12 yaşlarındayken köye giderdik, 70 haneli köyde her evde hiç olmazsa 10'ar tane sığır olurdu. Şimdi bütün köyde toplasan 50 inek yoktur. Kafaya bak hizaya gel awk...

Her ne olduysa oldu 2015 yılında Paris İklim Anlaşması diye bir zırva çıkardılar, sonra biz 2016 yılında bu protokole katıldık. Ne hikmetse git gide yağışlar azalmaya başladı. Ulan geçen sene Rize'de bile su sıkıntısı yaşamışlar bir dönem. Gerisini sen düşün. Normalde Muson yağmuru gibi yağmur yağıyor Rize'ye. Orası bile kendi çapında kuraklaşmış.

Bunun bir nedeni olmalıdır gençler. Dünya neden ve sonuç ilişkisi üzerine kurulmuş bir yerdir. Sen havaya dikine bir taş atarsın, o taş gelir kafana düşer. Kafan yarılır. Neden ve sonuç, en kaba şekliyle. Ben de bir neden olmalı diyerek uzun süredir Dünya'nın çeşitli yerlerinde çekilmiş Chemtrails fotoğraflarını inceliyorum. Havada dolaşan uçaklar var, arkalarında bir gaz bulutu bırakıyorlar. Bu gaz bulutu öyle hemen de dağılmıyor, kimi zaman 4-5 saate kadar belirgin şekilde kalıyor havada. Bu uçaklar ülkemizde 2015 yılından sonra çok sık görülmeye başlandı. Hatta şöyle bir sağlama bile yapabilirsiniz. Ülkemiz Kuzey Yarım kürede. En çok yağışı ne zaman alır? Sonbahar ve kış aylarında değil mi? Şimdi; Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında özellikle sabah erken saatlerde, öğle ve akşamüstü havayı bi kolaçan edin bakalım. Bu uçakların olduğu gün hava sıcak oluyor. Bir bakıyorsun gökyüzüne 10 tane şerit şeklinde uçak izi var, sonra o gün mevsim normallerinin üstünde bir sıcaklık oluyor. Hava ısınıyor, bulutlar dağılıyor. Kışın ortasında yaz havası yaşıyorsun. Bu ülkemize özel bir durum değil ebette. Türkiye sosyolojik, biyolojik, psikolojik ve daha bir çok şeyin laboratuvarı olarak kullanıyor. Başka bir ülkede 3 yapıyorlarsa bize 13 yapıyorlar, bunun da bir nedeni var tabi. O da başka bir günün konusu olsun. Ama bu uçaklar hayra alamet değil lan. Valla değil. 


 *Bu varillerde zeytinyağı taşımıyorlardır herhalde?


 * "Sprayer" ? Ne püskürtüyorsun kardeşim hayırdır?
  *Belediye tüm şehre ücretsiz deodorant hizmeti mi sunuyor nedir?

                               

                                                                  
Tam burada konuyu biraz değiştirip tekrardan bağlayacağım. 1999 depremi olduğunda bizim siyasetçiler özellikle de Bülent Ecevit bunun yapay deprem kontrolü ile yapıldığından şüphelenmişti. O dönem için üzerinde durmadılar, gündem de değişti gitti. HAARP teknolojisi ile (ki kendisi taaaa Nikola Tesla tarafından  1901 yılında iyi amaçlar için kullanılmak üzere temeli atılmış bir projedir.) deprem tetiklenebilir mi falan diye konuşulmuştu o zamanlarda. Maraş-Hatay depremlerinde de bu konu yine gündeme geldi. Tabi internete girin araştırın minareyi çalan kılıfını da hazırlamış. Bu Chemtrails ve HAARP hakkında yerli-yabancı basın hemen "olur mu öyle şey yeaa" tarzında haberler yapmış. Hatta biraz önce baktım da uluslararası alanda özellikle CNN, BBC, The Guardian, NBC, CBS gibi büyük kanallar bu görevi üstleniyor. Bozacının şahidi şıracı misali... 


    Bakın size açık sözlü ve mert bir abimizin videosunu izleteceğim. 
Meraklıyım diyen, benden olur diyen programın tamamını da izlesin. 


Bak buraya ayrıca Youtube linkini bırakıyorum, video toplam da 2 dakika. 



Olur da linkin başına bir şey gelirse de Youtube'a girin ve şunu yazın;
"Dışarıdan bir müdahale ile deprem tetiklenebilir mi Xavier le Pichon ve Celal Şengör"

ve artık Youtube'da da videoyu bulamıyorsanız şunu düşünün; NEDEN-ACABA?

Genelde böyle videolar bir şekilde hasır altı ediliyor o yüzden her ihtimale karşı size içeriğini de anlatayım ; Celal Şengör ve Fransız-Amerikalı bir deprem bilimci yapay olarak depremin tetiklenip tetiklenemeyeceğini konuşuyorlar. Video kısa bir kesit ve Amerikalı adam konuşuyor. Ve diyor ki " evet biz depremi sıfırdan oluşturamasak bile deprem potansiyeli olan fayları harekete geçirip yapay deprem yaratabiliriz. Ve bunu zaten deneysel şekilde yapıyoruz da."

End the Story awk. Bir yanda milyonlarca sığır , " komplo bunlar yeaağh" diyen güruh, diğer yanda Fransız kökenli olan Amerika'da yaşayan bir deprem bilimci.

Adamlar deprem tetikleyebilecek, iklim manipüle edecek güce sahipler. Hem de son birkaç sene değil yani. Belki de 40-50 senedir bu güce sahipler. Ve bu gücün karşısında yapabileceğin tek şey var. Bildiklerini bilmeyenlerle paylaşmak ve kamuoyu oluşturmak. Yeterli sayıda kişi bu işlerden kıllanıp araştırmaya girerse onların planı da sekteye uğrayacaktır. Televizyonda ve özellikle sosyal medyada yapacakları manipülasyonlar ile size "öyle bir şey yok kiee" diyeceklerdir ama inanmayın. İklim manipülasyonu gerçek, HAARP gerçek. Küresel olarak parayı elinde tutan ve finans yoluyla her şeye burnunu sokan "lusiferyan elitler" gerçek. Sen daha herkesi kendin gibi mal oğlu malın oğlu mal oğlu mal sanmaya devam et sığır seni... Lafım; onlar kendini çok iyi bilir. Sözüm, hiçbir zaman ; araştıran, kafa yoran, kendini ve dünyayı sorgulayan kimselere değil. Sözüm sisteme entegre vasat robotlara.

Yani uzun lafın kısası suyumuzu elimizden alırlarsa geriye hiçbir şeyimiz kalmaz. Bunu yapıyorlar ve devam ettirecekler. Mad Max filmini izlemişsinizdir. Her yer çöle dönmüş, millet bir gıdım su için birbirini kesiyor. Elinde su olan bir elit de kendini Tanrı gibi lanse ediyor herkese. Bu yapılabilir. İklimi manipüle et, çölleştir ve kalan su kaynaklarını tekeline al. Çok uzak değil. O yüzden,



 UYAN VE UYANDIR !


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder